Alışveriş Yapmak Gerçekten Hastalık Olabilir Mi ?

Alışveriş Bağımlılığı

İnsan, yapısı gereği doyumsuz olarak yaratılmış ve sınırsız ihtiyaçlarını sınırlı olan bir dünyada karşılamaya çalışmaktadır. Çoğu zaman, bir şeyleri elde ettikçe mutlu olur ve daha fazlası için kendine ve nefsine engel olamaz. Günümüzde ise insanları alışverişe yönlendiren müthiş bir pazarlama çalışması yapılmakta ve her gün birçok insan bütçesini aşan harcamalarda bulunmaktadır. Alışveriş yapmak gerçekten hastalık olabilir mi? Evet hastalıktır. Bunların sebeplerini saymakla bitiremeyiz fakat birkaç ana başlık ile birlikte bu konuya temelden giriş yapmış olalım.

 1)İD, EGO VE SÜPEREGO ÜÇLÜSÜNÜN PAZARLAMACILAR AÇISINDAN ÖNEMİ

Bilindiği üzere id: İnsanın en ilkel hisleri, duygularıdır. Süper ego ise daha çok toplum göz önüne alınarak, insanın

Alışveriş Yapmak Gerçekten Hastalık Olabilir Mi ?

kendine yön vermesini sağlar. Ego ise id ve süper ego arasında bir köprü olarak düşünülebilir. Buradan yola çıkarak insan doğuştan gelen ilkel duygu ve düşüncelerine hâkim olamazsa, tek kelimeyle doyumsuz bir canavar halini alır. Pazarlamacılar da insanları doyumsuz, bitmek bilmez ve tükenmez alışverişlere sürüklemek için bu duygulardan sonuna kadar faydalanmaya çalışır. Reklamlarında sizin hislerinizi kabartan, sizi en özel hissettiren noktalara değinerek, insanları aslında var olmayan bir ihtiyacın giderilmesine doğru sürükler. Bu ise kısa zamanda alışveriş bağımlılığı olarak kendini gösterir.

 2)İLGİLENİM

Bu terimde günümüz pazarlama hayatında çok kullanılmakta ve önemi pazarlamacılar açısından son derece iyi anlaşılmaktadır. Bir tüketicinin ilgilenimi yüksek ise onu istenilen yönde alışverişe sürüklemek çok kolaydır. Fakat belirli bir ürüne karşı ilgilenimi düşük insanların da ilgilenimini yükseltmek için ve insanları her türlü alışverişe yatkın hale getirmek için yapılan büyük bir çalışma vardır.

Sonuç olarak insanı alışveriş bağımlısı yapan, tamamen kendi duygu ve düşünceleridir. Bunlara ek olarak günümüz dünyasında ki harcama faaliyetini bir keyfi bir durum değil de tamamen zaruri bir gereksinim olarak gösteren sistemin içerisindeyiz. Üreten toplum olmayı bırakıp sürekli tüketen toplum olduğumuzdan itibaren alışveriş bizim için bir hastalık olarak türemeye başladı.